Los Angeles etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Los Angeles etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ağustos 2009 Cuma

PASİFİK'TEN ATLANTİK'E

Vedalar zor... Üç aydır gurbette olduğumu bildiğim halde, farkında olmadan, kaldığım yer evim olmuş. Her gün ayağımı sürüye sürüye gittiğim kütüphane, ofisim... Evren, isteklerimin sadece birazını yerine getirmiş ama yine karşıma sıcak, neşeli, ilham verici insanlar çıkarmış. O insanlar, bugün bana veda partisi hazırlamış,


kart yazmışlar...


Şarkıdaki gibi bu dünyadaki en zengin kişi gönül fetheden midir? Bu, bu kadar basit midir? İsteklerim olmasa da, istediğim yere bir türlü varamasam da, önümüzdeki yıl yine yarı zamanlı çalışacak olsam da ben aslında zengin biri miyim?

Neyse, bir yandan bu soruların cevaplarını düşünürken, diğer yandan da bavulumu hazırlamam ve içine, otobüsten annesine çaktırmadan yürüttüğüm ciddi suratlı Aztek bebeklerinden bir tanesini koymam lazım. Umarim gümrükte "kimin bebeği bu" diye sormazlar...

18 Haziran 2009 Perşembe

LOS ANGELES GÜNLÜĞÜ: BATI YAKASI

Araştırma yapacağım kütüphaneye yakın diye Los Angeles'ın batı-
sında kalıyorum. Yirminci yüzyılın başında burası aslında zengin muhitmiş, zencilerin mülk almasının yasak olduğu. Sonra (sanırım 1940'ların sonu) Nat "King" Cole batıdan ev almak istemiş; yerel yönetim "hayır" deyince de mahkemeye vermiş. Kazanınca da batıya hızla "renkli vatandaş" akını başlamış. Zengin beyazlar doğuya doğru kaydıkça onlardan boşalan evlere zencilerle birlikte Hispanicler, Koreliler, İranlılar yerleşmiş.





Evler 1920'ler özellikleri taşıyor ve tarihi. İçinde oturanlar, evlere bakmak zorunda.
Tamir etmezse, çürümye bırakırsa veya planını değiştirirse, hemen yiyor cezayı. Sakin, hatta zaman zaman ıssız bi mahallede oturuyor olsam da Los Angeles'da her yer insana tanıdık geliyor. İşte oturduğum sokağın karşısındaki ev! Six Feet Under dizisini seyredenler hatırlasın bakalım altında cenaze hizmetleri verilen ev hangisiydi...

Gerçekten de pek çok şey dizilerde (The Closer, Mentalist) gördüğümüz gibi. Sabahları kütüphaneye yürürken (5 dakika)arabalarının içinde uyumuş ve yeni uyanan evsiz insanlar görüyorum. Otobüse yetişmek isteyen birinin yanar halde attığı sigara izmariti, hemen biri tarafından yere düşmeden havada kapılıyor. Mahalledeki sosyal güvenlik bürosuna kayıt olmaya gittiğimde evsiz bir anne-oğul geldi. Zenci anne, incecik çok güzel 20-21 yaşında, oğlu da en fazla 5 yaşındaydı. İçeri girer girmez hemen uyumaya başaldılar. Sokakta yattıkları için kat kat giyinmişlerdi. Anne, çocuğunu tuvalette silerek temizledi. Tam kafamdaki evsiz tanımına uyuyorlardı; bir tek kızcağızın çanta ve ayakkabısı hariç. Onları yepyeni ve son moda görünce, "aaa yanıldım herhalde" dedim, "bunlar evsiz değil." Sonra kız çantasını karıştırırken çatal, bıçak, bardak vs çıkarınca "eee?" dedim. Sonra geldi aklım başıma. Öyle değil miydi okuduklarımız, "bir çift ayakkabı karşılığında..." Sonra etrafıma bakınca benden başka herkesin, güvenlik görevlileri dahil, durumu tabii çook önce çözmüş olduğunu fark ettim. Benim için çok acıklı bir sahne olarak kalacak bu.

Kütüphaneden üniversiteye gitmek için bindiğim otobüs, batı yakasını aşarak beni manzaralı yollara taşıyor. Wilshire'dan Westwood'a giderken de hep tanıdık yerler görüyorum ama bu sefer güzel giyimli, sapsarışın insanların yürüdüğü sokaklar. Adım başı, bir spor arabanın üstüne çıkmış bikinili bir kızın fotoğraf çekimi var. Bugün kampüste de abc'nin, Good Morning America'sını çekiyorlardı. Kameraman ben oradan geçerken "Darliiing" deyip kameraya bakmamı istedi. Uzadım tabii hemen oradan...

11 Haziran 2009 Perşembe

ATLANTİK'TEN PASİFİK'E

Amerikalılar yılda 25 milyon dolar kazanan Angelina Jolie'nin nasıl olup da "Amerika'nın en güçlü kadını" sıralamasında, yılda 275 milyon dolar kazanan Oprah Winfrey'i geçerek birinci sıraya oturduğunu tartışa dursun, bende yeni yolculuk heyecanı başladı. Çok değil bir-iki gün sonra bu kıtayı neredeyse boydan boya geçip LA'ye ineceğim...


Amerikan İmparatorluğu'nun merkezinden bambaşka bir aleme, iklime gidiyorum... Sağlık kesintilerinin en çok vurduğu, eyalet valisinin Arnold Schwarzenegger olduğu yere gidiyorum... Paparazilerin ünlü çekmek için üşüştükleri Los Angeles LAX'ten giriş yapacağım bu diyara... Hadi bakalım....