Atlantik Ötesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Atlantik Ötesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ağustos 2009 Cuma

PASİFİK'TEN ATLANTİK'E

Vedalar zor... Üç aydır gurbette olduğumu bildiğim halde, farkında olmadan, kaldığım yer evim olmuş. Her gün ayağımı sürüye sürüye gittiğim kütüphane, ofisim... Evren, isteklerimin sadece birazını yerine getirmiş ama yine karşıma sıcak, neşeli, ilham verici insanlar çıkarmış. O insanlar, bugün bana veda partisi hazırlamış,


kart yazmışlar...


Şarkıdaki gibi bu dünyadaki en zengin kişi gönül fetheden midir? Bu, bu kadar basit midir? İsteklerim olmasa da, istediğim yere bir türlü varamasam da, önümüzdeki yıl yine yarı zamanlı çalışacak olsam da ben aslında zengin biri miyim?

Neyse, bir yandan bu soruların cevaplarını düşünürken, diğer yandan da bavulumu hazırlamam ve içine, otobüsten annesine çaktırmadan yürüttüğüm ciddi suratlı Aztek bebeklerinden bir tanesini koymam lazım. Umarim gümrükte "kimin bebeği bu" diye sormazlar...

5 Haziran 2009 Cuma

ATLANTİK ÖTESİ


Atlantik ötesi günler, bir ayı devirirken çok hızlı geçmeye başladı. Buradaki hayat da, gündem de, benim için dünyanın dönüşü de çok hızlı.

Gündemde tabii ki Obama'nın Ortadoğu gezisi ve Kahire Üniversitesi'nde yaptığı konuşma var... Cumhuriyetçiler "ABD başkanı tüm dünyayı özür dileyerek dolaşamaz" deseler de ülkenin geniş kesimi memnun. İnsan burada olunca, bizdeki medya mensuplarının tercüme ettikleri görüşleri köşelerine nasıl orjinal diye koyduklarını son derece açık, tabak gibi görüyor. En son Akşam gazetesinde bir köşe yazarı kadın, "Bence Obama'nın yer seçimi o kadar yanlış ki kendini bacağından vuruyor. Mısır yerine bence Endonezya olmalı" diyordu. "Pes" dedim, "bence" dediğin şeyi burada günlerdir herkes tartışıyor.

General Motors iflas etti. Hemen arkasından televizyona "biz böyle olsun istemezdik, çok genişledik rekabet edemedik ama yenilenip yeniden geleceğiz" reklamı verdiler, çok takdir ettim. Malum bizde yanlıştan sonra özür dilenmez, kötü biten şey konusunda hiç konuşulmaz. 

Batı yakası henüz ne dinliyor bilmiyorum ama doğu yakası, Bob Dylan ve Dave Matthews Band'in son albümlerini dinliyor. Nemlendirici losyon yerine Nivea ve Vaseline, "jel yeni losyon" diyerek jel promosyonu yapıyorlar. TLC, Jon ve Kate ve 8 çocuklarının anlatıldığı reality show ile reyting rekorları kırıyor. Ben buradayken Jon ve Kate'in boşanma olasılığı ile yer yerinden oynadı, bir an İngiltere'de miyim diye düşündüm... Allah'ın Kızları kitabı yüzünden yargılanan Nedim Gürsel'in davasının 25 Haziran'a ertelenmesi New York Times'da haber oldu. 
          
Ben, özlediklerim dışında iyiyim. Soya sütünü sevdim. Üzerinde çalıştığım filozofun Stoik olduğunu söyleyen bir kitap okudum. Ben biliyordum öyle olduğunu da ben deyince kimse ciddiye almıyor malum...