Simon Baker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Simon Baker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Ağustos 2009 Pazar
19 Temmuz 2009 Pazar
BİR KERE DAHA THE MENTALIST

Geçen hafta Emmy adayları açıklandı ve şansıma Simon Baker bu adaylar arasında olduğu için CBS neredeyse bütün LA çatılarını The Mentalist, dolayısıyla Simon Baker billboard'ları ile donattı.

İkinci sezon gerçekten birincisinden çok daha karanlık ama şaşırtıcı bir şekilde daha keyifli. Daha önce yazmıştım; bu diziye hayranlığım Patrick Jane'in (Simon Baker) bir kere çok fena faka bastıktan sonra artık asla kül yutmuyor olmasından kaynaklanıyor. Arap saçı olaylar çözüldüğünde, "namus sözü" verenler yalancı çıktığında, kurban muamelesi görenin aslında eli kanlı katil olduğu anlaşıldığında Jane hazır; gerçeği çoktan anlamış, önlemini almış ve gülümsüyor. Bir daha faka basmak mı? Asla! Kendisine "Are you a psychic" dendiğinde "No, just paying attention" deyip mutevazi olsa da müthiş bir zeka.
Hayat karşısındaki hiç değişmeyen hazırlıksız halimi The Mentalist'inki ile kıyasladığımda ben, ödül bisküvisini almak için yapması gereken "otur, kalk, patini uzat" rutinini bir türlü ezberleyememiş olan ev sahibimin köpeği Jack kadar salak kalıyorum. Oturmam gereken yerde patimi uzatıyorum hep.
/ ' men-tə-list/ noun
MENTALIST
Someone who uses mental acuity, hypnosis and/or suggestion.
MENTALIST
A master manipulator of thoughts and behavior.
22 Şubat 2009 Pazar
KENDİME NOT!
Bugün saat 23.00'de hafta içi seyretmeyi unuttuğum DiziMax'in yeni dizisi The Mentalist var. Unutma!

Simon Baker'ı yıllar yıllar önce The Guardian'da Nick Fallin rolünde seyrederken bu adamın hiç gülmediğini düşünmüşüm ki Mentalist'te Patrick Jane rolünde bol bol gülümserken görünce çok şaşırdım.


En az Guardian kadar karanlık bir dizi Mentalist. Ama ben bayılıyorum Jane gibi dizi karakterlerine... Hayatta karşılaştıkları ters durumlar için hep bir planları var ceplerinde. Dizinin ortasına doğru her şey öyle bir karışıyor ki "hah işte şimdi bittin sen oğlum" derken sonunda anlıyoruz; gerekli önlemler alınmış ve "harm is not done". Prison Break'teki Micheal'da böyle bir karakter. Ben, hayatta ters giden işler karşısında hiç bir hazırlığı olmayan (artık salak mı dersiniz) bir insan olarak, bu dizilerde oynasaydım kesin ilk bölümde bitmişti benim için yazdıkları rol....
Meraklısına Not: Guardian, TNT kanalında yeniden gösteriliyor. Ben sırf jeneriğine bakıyorum Wallflowers'ın Empire in My Mind şarkısını dinlemek için.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
