Bir Devir Biterken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bir Devir Biterken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Aralık 2009 Cumartesi

ECE AJANDALARIM VE GEÇEN YILLAR


Bu sabah kalktığımda tanıdığım birkaç kişi ile beraber üzerimize dün gece kozmik bir şeyler serpildiğini, ayrı ayrı dizlerimizin üzerine çöküp yukarıdakine sığınıp, yakarıp serzenişte bulunduğumuzu fark ettim. Demin Ece ajandama bakıyordum da o zaman gördüm; dün gece Gündönümü Fırtınası varmış. Acaba rüzgar ötelerden bir esinti mi taşıdı bizim fani hayatlarımıza?


2006 yılından beri süslü, cicli bicili ajandalar kullanmıyorum. Hayatımda sadelik, işlevsellik ve hafiflik istediğim bu döneme girdiğimden beri, ilk gençliğimde hiç ilgilenmediğim Ece ajandaları artık benim de vazgeçilmezim. Aşure Günü'nden, üzümlerin kızarmasından, Doğu rüzgarlarının esmeye başlamasından, birinci cemrenin havaya ne zaman düşeceğinden, hepsinden hepsinden haberdar olmak istiyorum.


Yalnız tabii, bu ajandaların Ece'den kaynaklanmayan bir sorunları var; içine benim kendi el yazımla yazdıklarım. Bazı insanların isimleri, not düşülen ve gidilen randevular, olacak zannettiğim ama gerçekleşmeyen hayallerin hayaletleri bugün hala tüylerimi diken diken ediyor. Bu defterleri atmalı mıyım yoksa şu anda tekrar tekrar okumaya yüreğim dayanmasa da saklamalı mıyım; ileride "işte ben bu yollardan yürüdüm de büyüdüm" diyebilmek için...

Herkese tüm dileklerinin gerçekleştiği, sağlıklı, bereketli bir yıl diliyorum. Hoş geldin 2010.

4 Ekim 2009 Pazar

GRACIAS A LA VIDA

Ne demişti Murathan Mungan? "Hem cehennem hem de cennet yeryüzünün mevsimleri." Kabul ettik, sevdik, korktuk, nefret ettik... Ama geldik işte bu dünyaya. Ağlasak da çok canımız yansa da her şey kabulümüz. Şükürler olsun hayata!

Mercedes Sosa'yı da uğurluyoruz. Ben, çok seve seve çok içten söyledim son zamanlarda Gracias a La Vida'yı. Ipod'umda da var...

23 Ağustos 2009 Pazar

LIBRAIRIE DE FRANCE


Eylül ayının sonunda New York'un kültür hayatından bir yıldız kayacak. Fifth Avenue'daki Rockefeller Center'ın kocaman binalarının gölgesinde kalmış Librairie de France , kepenklerini son kez indirecek. 1980'lerden bu yana, zincir kitabevleri ile rekabet etmekte zorlanan, New York'un, Fransa'da basılan Fransızca kitapları satan bu son kitabevi, kirası yıllık 360.000 dolardan 1.000.000 dolara (yanlış okumuyorsunuz) çıkınca tarihi mekanından çıkıp, sanal ortama geçmek zorunda kalmış.

Selanik'ten göç eden Isaac Molho, 1935 yılında, yeni binalarının kiracıları arasında Avrupalılar'ın da olmasını arzulayan David Rockefeller'ın davetiyle, Fransız kültür ve edebiyatını New Yorklular'a sunma hizmetini, bu gösterişli cazibe merkezinde sürdürmeye karar verir. Molho, II. Dünya Savaşı boyunca, Nazi işbirlikçisi Vichy hükümetinin baskısından kaçan Fransız yazarların kitaplarını basabilmek için kitabevinin yanı sıra bir de basımevi işletir. "Küçük Prens"in babası Antoine de Saint-Exupéry'nin "Pilote de Guerre" (Savaş Pilotu) kitabını Molho basar. Gallimard tarafından basılan Küçük Prens'in ise Amerika'da tanınıp satılmasında ve yazıldığı dilde okunmasında, Librairie de France'ın hiç tükenmeyen Küçük Prens stoklarının ve posterlerinin büyük katkısı olur.


Bugünlerde, sayısız Amerikalı ve Fransız, dükkan kapanmadan Molho ailesine saygılarını sunmak ve tezgah üzerinde duran defteri imzalamak için, 610 Fifth Avenue adresine son ziyaretlerini gerçekleştiriyorlar. Tasfiye indiriminde, bazı cep kitaplarının hala 21 dolar olması, insana tabii bu hikayenin böyle sonlanmasının kaçınılmaz olduğunu düşündürmüyor da değil. Belli ki artık sürdürülmesi mümkün olmayan bir işletme modeli bu. Yine de saygıyı, hiç bir şey için değilse bile, savaş sırasında bastığı romanlar için hak ediyor. Nicolas Sarkozy'nin, geçen Eylül ayında "Amerikalı dostları" ile Rockefeller Center'de yemek yedikten sonra, Molho ailesi tarafından kendine yazılan onca yardım talebi mektubuna rağmen, kitabevine uğramamış olması inanılır gibi değil.